Kadıköy-Moda

Kadıköy

Kadıköy de Gezilecek Yerler

Kadıköy de gezilecek yerler, Kadıköy Anadolu Yakasında, boğazın kıyısında yer alıyor. Anadolu Yakasının buluşma noktasında. İçerisinde birbirinden özel ilçeler yer alıyor. Moda gibi, Göztepe gibi… Gezilecek o kadar çok yeri var ki, ayırarak anlatmak galiba en mantıklısı olacak. Ben bugün Kadıköy’ün merkezinden bahsedeceğim. Vapurların durduğu yerden. Ama önce Kadıköy’ü tanıyalım, günümüze nasıl gelmiş bakalım.

Kadıköy

Anlatılanlara göre, bir kavim kendileri için toprak aramaya koyulmuşlar. Ararken taa Sarayburnu’na kadar gelmişler. Kavimde ki üst kişi etrafına bakmış, karşılar o kadar güzelmiş ki kendi kendine; “Bu topraklar çok güzel, nasıl olur da boş bırakılır, olsa olsa yakında yaşayanlar körlerden oluşuyordur” demiş. Böylelikle şehrin ismi de netleşmiş Körler Şehri anlamına gelen Kalkedon olmuş. Kısa süre sonra buraya Fenikeliler gelmiş. Kalkedon Devleti kurmuşlar, İzmit’e kadar yayılmışlar. Başkentini de Kadıköy yapmışlar 🙂 Burası çok kozmopolit, her milletten var. İstanbul’un geneli öyle tabi. Bir çok el değiştirmiş Bizans, Roma, Osmanlı… Neyse ki bizde kalmış.

Kadıköy
Kadıköy Vapur İskelesi

Kadıköy de Gezmek

Avrupa Yakasında oturan biri olarak, vapur ilk tercih tabi ki. Yaklaşık yarım saatte boğazın manzarası izleyerek ulaşıyoruz Kadıköy’e. İstanbul’a ilk geldiğimizde arkadaşlarımızla burada buluşuyorduk. Onun için buluşma noktası dedim. Bir kalabalık ki sormayın. Kıyı taraflara Balık Restoranları akın etmiş. Buram buram balıklar, Anadolu Yakasının Emiönü’sü burası. Balılar enfes, akşam olunca ilk tercih bu mekanlardan biri oluyor. Şansımız varsa denize yakın olan yere oturuyoruz. Biraz ileride otobüs durakları var. Yani Anadolu Yakasında nereye gitmek istersen buradan kolaylıkla gidebilirsin. Karşı atarf asıl kalabalıklığın olduğu yer, çarşısı.

Kadıköy
Kadıköy

Kadıköy Çarşısı

İstemeye istemeye kapılıyoruz bizde kalabalığa, gezdikçe umursamıyoruz etrafımızı ve vitrinlere dalıyoruz saatlerce. Yanınızda buralara bilen biri varsa güzel, sokak aralarına girince farklı yerlerden çıkılabiliniyor. Kardeşim gezdiriyor bizi. Çok güzel, uygun fiyata giyim var ki, alışveriş yapmadan dönmüyoruz evimize. Burada her yerde kafeler var, restoranlar dolu. Günün yorgunluğunu bir kahve içerek atıyoruz. Sonra yine gezmeye. Oldukça büyük ve gösterişli bir çarşı.

Boğa Heykeli

Kadıköy’ün ve tabi ki Fenerbahçe’nin simgesi Boğa Heykelini görmeden geçmiyoruz. Tam merkezde, önünde fotoğraf çekmeden geçen pek yok gibi. Konu meşhurluk olunca takmıyoruz hangi takımlıyızı:-) Bence en doğrusu. Peki bu Boğa Heykelinin hikayesi Nedir?

Sultan Abdülaziz’in Dövüşen Boğa Heykeli Siparişi; Fransız heykeltıraş Isidore Jules Bonheur, yaptığı hayvan heykelleriyle ün kazanan, 1800’lerin en ünlü sanatçılarındandı. Bu yetenek, dönemin diğer önemli heykeltıraşı Pierre Louis Rouillard’ın da dikkatini çekti. Rouillard, Bonheur’u kendi sanat atölyesine kabul etti. Bonheur çalışmalarının çoğunu, bu atölyede hayata geçirdi.

Boğa Heykelinin Hikayesi

Sultan Abdülaziz, III. Napolyon tarafından Beynelmilel Fuarı’na özel olarak davet edilmişti. 3. Napolyon’un Beynelmilel Fuarı’na özel daveti üzerine, Mısır Valisi’nin hediye ettiği 120 metrelik yatıyla Fransa’ya doğru yola çıkan Sultan Abdülaziz; askeri sefer dışında Avrupa’ya giden ilk Osmanlı Padişahı oldu ve bir törenle karşılandı. https://www.ensonhaber.com/kadikoyun-simgesi-boga-heykelinin-tarihi-seruveni.html

Paris’te Rus Çarı ve Fransız İmparatoru’yla özel görüşmeler yapan Abdülaziz, fuarda Beylerbeyi ve Çırağan Sarayı’nın bahçeleri için Rouillard’ın ekibine, içinde Boğa’nın da bulunduğu 24 hayvan figürü heykeli sipariş verdi. 1864 yılında, herkes onu Boğa Heykeli olarak bilse de sipariş, ”Dövüşen Boğa” heykeli adında verilmişti. Sultan’ın sipariş ettiği heykeller, Beylerbeyi ve Çırağan Sarayı’nın bahçelerine konulacaktı. Aralarında Kadıköy’ün sembolünün de bulunduğu 24 farklı hayvan heykelini yaptırıp, Osmanlı İmparatorluğu’na getirtti.

Kadıköy'ün Simgesi Boğa Heykeli
Kadıköy’ün Simgesi

Bugüne Gelirken

Boğa Heykeli, 1950’lilerin ortasında bir ara yeni açılan Hilton Oteli’nin Harbiye girişine konulduysa da eski mekanı olan Lütfi Kırdar’a geri getirildi ve 1970’e kadar da burada kaldı. Bir ara Taksim Gezi Parkı’na da uğradığı söylenilen heykel, 1971’de günümüzde Kadıköy Belediyesi Tarih, Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi olarak hizmet veren Kadıköy Şehremaneti binasının önüne getirildi. Paris‘ten İstanbul’a birkaç ayda gelen Boğa Heykeli’nin İstanbul turu, 1987 yılında Kadıköy Altıyol’da son buldu. Boğa, kısa sürede Kadıköy’ün en önemli sembollerinden birine dönüştü. https://www.ensonhaber.com/kadikoyun-simgesi-boga-heykelinin-tarihi-seruveni.html

Fenerbahçe Stadyumu

Daha önceki yazılarımda Fenerbahçe Stadından ve Müzesinden bahsetmiştim. Kadıköy’ün yürüme mesafesinde olan özel bir yerinde Stadyum. Kadıköy’ü bu kadar ünlendiren de belki burasıdır.. Gelmilken gezmemezlik etmeyin. Yanında Fenerium da var. Yine yakınların Yoğurtçu Parkı bulunuyor. Nefes almak için ideal.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu

Moda Sahil

Vapurdan inip sağdan devam ederseniz Moda Sahile ve üst tarafı Moda’ya gelirsiniz. Hoş ve büyük bir parkı var. İçlere daldıkça güzel mağazalar ve kafelerde cabası. Yine bir gün içerisinde bu sıraladığım yerleri görebilirsiniz. Börekçi var her yerde. Süreyya Operası, Ali Suavi heykeli, dar sokakları ve çikolatasıyla Moda kesinlikle gezilmesi gereken yerler arasında.

Kadıköy de Ne Yenir

Hiç düşünmeden Balık derim. Hem lezzetli hemde manzarası harika. Simit, kağıt helva yine yenilecekler arasında. Midye sevenlerde buraya 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ücretsiz gezi notları