Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı

Topkapı sarayı, yağmurlu bir kış gününde kültürlenesim geldi ve kendimi Gülhaneye attım:) Geçenki yazımda buradan bahsetmiştim, şimdi ise içinde bulunan Topkapı Sarayı müzesinden bahsedeceğim.

Saray, sağ taraftaki yolla ayrılmış, tabelalar yardımıyla görebilirsiniz. Yol boyu sütün ve başlıklar, lahitler, yazılar bizi karşıladı.

Solda Arkeoloji Müzesi bulunuyor. Pazartesi günleri kapalı olduğundan burayı es geçtim, bugünlük. Yoluma devam ederken girişte bekleyen iki görevli gördüm, içeri girebiliyorsunuz. Kapıdan geçince karşınıza 3. Ahmet Çeşmesi çıkıyor.

3. Ahmet Çeşmesi ve Sebili

Bundan 290 yıl önce su ve şerbet dağıtmak için kurulmuş olan 3. Ahmet Çeşmesi, Osmanlı İmparatorluğu Döneminde özellikle İstanbulda yüzlerde örneği olan vakıf sebil örneklerinin en değerlilerindendir. Vakıf Genel Müdürlüğü sebil kültürünün en önemli anıtsal eserlerinden olan bu sebili hayata katıyor. Sebil, kuruluş amacında olduğu gibi yeniden insanlara Osmanlı şerbeti ikram eden ve fi-sebillah’ı yaşatan bir mekana dönüşüyor.

Başımızı sağa çevirdiğimizde sebili andıran girişle halı müzesi dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Kapalı olduğu için buraya da giremedim. Yan tafta Sultan Ahmet ile bağlantı sağlayan bir sokak bulunuyor. Bu sokağında mazisi çok güzel.

IMG 20190121 142432 1000x750 - Topkapı Sarayı
3. Ahmet Çeşmesi

Soğukçeşme Sokağı

Soğukçeşme sokağı adını, 3. Selim dönemini ait 1800 tarihli mermer bir türk çeşmesinden almıştır. Sokağın ilk 18.y.y’da biçimlendiği tahmin edilmektedir. Ayasofya Camii ile Topkapı Sarayı arasında ki sur-ı Sultaniye yaslanmış olan 12 evle, 1 Roma Sarnıcının yer aldığı bir sokaktır.

1986 yılında yeni haliyle açılan sokak, saray yönünden girişte, sağ kolda 9 binada, pansiyon tipi oteli, 1 kitaplığı ve lokanta haline getirilen sarnıcı içermektedir. Sokağın ortasında Türkiye’nin 6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün doğduğu ev bulunmaktadır.

IMG 20190121 142630 1000x750 - Topkapı Sarayı
Soğukçeşme Sokağı

Topkapı Sarayı Müzesi

Girmek kolay olmadı gerçekten. 1 saat müzekart sırası bekledim, yağmurda cabası 🙂 Neyse ki müze kapanmadan içine girebildim.

Nereye bakacağımı ve nereden başlayacağımı inanın şaşırdım. Geniş bi alan var ve her yerinde özel bölümleri bulunuyor. Hemen önümde bir kocamış çınar ve sebil yapısı duruyor. Sol taraf sütunlarla örülmüş girişler, antik eserlerin sergilendiği ve hediyelik eşyaların satıldığı bölümü oluşturuyor. Bu kısmı en sona bırakıp yürümeye başladım.

Kubbealtı( Divan-ı Hümayun) perspektifime girdi. İlk divanhane Fatih Sultan Mehmed döneminde (1451-1481) yapılmış ahşap bir yapıdır. Bugünkü revaklı yapı Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimarbaşı Alaeddin tarafından 1527-29 yıllarında yeniden yaptırılmış, daha sonra çeşitli dönemlerde geçirdiği onarımlarla değişikliğe uğramıştır. 16. yüzyılda iç mekan duvarları mermerlerle kaplanmıştır. Kubbealtı’ndaki bazı süslemeler, revağın mukarnas başlıklı sütun ve kemerleri ile iktidar sembolü taçlı mermer boş kapı, yapının 16. yüzyıl dönemine aittir. 1792 yılında Sultan III. Selim dönemi onarımlarında ise süslemeler ve eklentilerle yapı, bugünkü görünümünü almıştır. Kemer boşlukları yaldızlı şebekelerle kapatılmış, rokoko kabartmalı kapılar eklenmiştir. 1819 yılında Sultan II. Mahmud döneminde bir onarım daha geçiren yapının cephesindeki iki manzum kitabeden biri Sultan III. Selim diğeri Sultan II. Mahmud’a aittir. Divan-ı Hümayûn kaleminin kemer duvarında Sultan III. Mustafa tuğraları vardır . Özellikle kubbe iç kısmı harika.

https://www.cnnturk.com/seyahat/turkiye/topkapi-sarayiyla-ilgili-bilmek-isteyeceginiz-her-sey?page=13

Yolumuza devam ettiğimizde Saat Seksiyonu, Silah Seksiyonu bölümlerini de ziyaret ettim. Padişahların miğferleri, okları ve giysilerini görme şansı yakaladım.

Çıkış kapısına yöneldim. Dar bir yere beni götürdü. Yine yolun her iki yanında Osmanlı yaşamı hakkında bölümler var. Saray Mutfağı genişçe yer almış. Yemek takımları, kahve kültürünü anlatan görseller, fincanlar ve vazolar söyleyebileceklerimin yarısını oluşturuyor.

Ayakta kalmasını bilmiş bir hamam da var burada. Aşçılara ayrılmış mescit de ve kalaycılığı anlatan heykelde bulunuyor. Dolu dolu bir gün geçirdim, çok keyifliydi. Müze çıkışına yöneldim 2 adet saraya ait minyatür maketler var, duvarda haritalarla birlikte. Dinlenebileceğiniz cafeler de burada mevcut.

Harem bölümü ve Aya İrini Kilisesi müzekart kapsamını girmiyor. Ekstra beden ödemek lazım. Bir çok bölümde de restorasyon yapılıyor. Göremediğimiz yerler oldu malesef. İçerisinde yine köşkler var, ziyaret edebilirsiniz.

Topkapı Sarayı Çalışma Saatleri ve Ücretleri

Öğrenci: 35Tl

Tam: 60Tl

Müzekart: 70Tl bir yıl sınırsız kullanabilirsiniz.

Kışın 09.00- 17.00, Yazın 09.00- 18.00 kadar açık.

Salı günü dışında her gün açıktır.

Beğendiysen paylaş:
follow subscribe - Topkapı Sarayı0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takvim

Kasım 2019
P S Ç P C C P
« Eki    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Ücretsiz Tüm Kamp Yerleri

error

Blogun tadını çıkardın mı:) Öyleyse takip et ;)

  • Follow by Email
  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Pinterest
    Pinterest
  • LinkedIn
  • Instagram